SOSYAL MEDYA VE KUŞAKLAR

21.yüzyıl itibariyle Z kuşağından Baby Boomer’a kadar herkesin artık bir sosyal medya hesabı var. Sosyal medya, teknoloji ve çevrimiçi dünya bizi sarmış, yaşamımızın her alanını etkilemiş bulunuyor. Bu röportajımızda kuşakların sosyal medya ile olan etkileşimini bu alanda değerli ve öncü çalışmaları bulunan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr.Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal konuştuk. Sizleri bu keyifli yazımızla baş başa bırakıyoruz.

1-) Kuşakların özellikleri nelerdir? Kaç adet kuşak vardır?

Dünya genelinde kuşak adlandırmaları incelendiğinde 5 kategori karşımıza çıkıyor. Bunlar ülkemizde de kabul görmüş kategoriler aslında. Sessiz Kuşak, Baby Boomer, X, Y ve Z kuşakları mevcuttur. Kuşaklar belirli tarih yılları arasında doğmuş kişileri anlatan bir yapı olarak karşımıza çıkarlar. Bu kuşakları ele alacak olursak Sessiz Kuşak 1927-1945 yılları arasında doğanlardır. Genelde biz araştırmalarda sessiz kuşağı dahil etmemeye çalışıyoruz çünkü sağlıklı veri toplama imkanı  olamayabiliyor. Baby Boomer kuşağı ise 1946-1964, X kuşağı 1965-1979, Y kuşağı 1980-1999, Z kuşağı ise 2000 yılı ve sonrası doğan bireyleri kapsıyor. Biz 2019 yılında bu kuşakların değer ve davranışlarını anlayabilmek için ölçme araçları geliştirdik. 3 tane ölçme aracı ortaya çıktı. Bunlardan biri sosyal medya kullanım ölçeği idi. Amacımız kuşakların sosyal medyadaki davranış ve tutumları ve bundan nasıl etkilendiklerini araştırmaktı. Sosyal medya kullanım ölçeği 2 boyuttan oluşuyor.516 kişi ile yürüttüğümüz 4 kuşağı da kapsayan, (Baby Boomer, X, Y, Z kuşakları) aynı zamanda sosyal medya kullanıcısı olan kişilere biz bu ölçeği uyguladık ve kuşaklar arasındaki farklara baktık. Çünkü orada bir sanal dünya söz konusu yani çevrimiçi ayrı bir dünya var. Gerçek yaşamda olduğu gibi o sanal dünyada da kuşaklar beraberler. Bu nedenle dijital çağda gerçek yaşam değil aynı zamanda çevrimiçi yaşamında incelenmesi gereklilik oldu. Çevrimiçi dünya da insanlar farklılıklar gösteriyorlar.

2-) Sosyal medya ile kuşaklar arasındaki bağlantı nedir? Kullanımları, gönderileri, içerik takiplerinde ki farklılıkları nelerdir?

Araştırmamızda özellikle bu farklılıklara bakmıştık. Bir kere teknolojiyle doğan kuşaklar var. Mesela Z kuşağı teknolojiyle doğan kuşak olarak geçiyor. Y kuşağı da teknoloji ile iç içe ancak X kuşağına baktığımız zaman onlar yaklaşık olarak teknolojiyle iş yaşamında tanıştı. X kuşağının teknolojiye sonradan adapte olan kuşak olarak bir kırılma noktası var. Baby Boomer kuşağı ise teknoloji ile doğmadı ve çok geç tanıştı. Araştırmamız da ise şöyle bir sonuç çıktı; teknoloji ile doğsun doğmasın fark etmeksizin bütün kuşaklar sosyal medyayı orta seviye (yetkin) olarak kullanıyorlar. Bu ölçme aracının yetkinlik boyutunun sonucuydu. Süreklilik boyutunda ise kullanım sıklığına baktık. Sonuca baktığımız zaman Baby Boomer’dan Z kuşağına kadar bütün kuşaklar orta seviyede kullanabiliyor. Zaten günümüz uygulamalarının kullanımı kolaylaştı. Diğer taraftan kendini en yetkin hisseden kuşak hangisi diye sorduk. Burada özellikle Y kuşağı ön plana çıkıyor. Y kuşağının aslında böyle bir özelliği var. Kendini öne atan, her şeyde ben diyen bir Y kuşağı var. ‘’Me Generation’’ da deniliyor. Bu kuşağın özgüveni yüksektir. Sosyal medyada ne gibi farklılıkları var derseniz; Sonuçlara göre Baby Boomer %41,4 ve X kuşağı %47,1 ile en çok Facebook kullandığını söyledi. X kuşağı teknolojiye yakın olduğu için biraz daha görsel platforma kayma yaşamıştır. X kuşağı 2. Sırada %38 ile İnstagram demeye başlıyor. Y kuşağı %63,8 ve Z kuşağı 45,8 ile 1. Sırada İnstagram’ı kullanıyorlar. Bu kuşaklarda görsel platformlara yoğun bir talep var. Ancak Z kuşağında Youtube %37 gibi yüksek bir istatistikle kullanımı da yaygınlaşmış vaziyette. Bu rakamlar ile Y ve Z kuşağı daha çok İnstagram ve Youtube’de daha çok vakit geçiriyor. Baby Boomer ve X kuşağı ise facebook’ta zaman geçiriyor. İçerik de ise şu farklılıklar var; Baby Boomer kuşağı güncel haberleri %56,7 ile 1. Sırada takip ediyor. Baby Boomer kuşağının %46’sı ise eğlence amaçlı video, görüntü olarak kullanıyorlar. X kuşağı ise 1. Sırada güncel haberleri %70,6 ile takip ediyor. Fakat Y kuşağı %72,7 ve Z kuşağı %80,4 gibi yüksek bir oranla video, müzik içeriklerini 1. sırada takip ediyorlar. Güncel haber takibi ise düşüşte gözüküyor. Y kuşağı %64,5’i takip ediyorken Z kuşağında bu oran %21,6’ya düşüyor. Yani liseli öğrenciler güncel haber takibi yapmıyor. Ancak Z kuşağında %50’si spor içeriklerini takip ediyor. Politik içeriklerde ise Z kuşağı %3,7’lik orana sahip oldu. Y ise tüm kuşaklar arasında en rahat hisseden, sosyal medyada kolaylıkla görüş bildiren bireylerden oluşuyor. Twitter’da cumhurbaşkanı, başbakan, rektör fark etmeksizin kendi düşüncesini yazmak istiyor. Kendisine uymayan bir görüşe hemen karşı çıkabiliyor. Baby boomer da ise öyle bir şey yok daha çok otoriteye saygı var. Ancak araştırmada Y kuşağı %24 politika ile ilgileniyor.

3-) Teknoloji geliştikçe kuşaklar arası kaynaşma veya geçirgenlik oluşuyor mu?

Aslında kuşakların birbirini etkileyeceği veya dönüşeceği tek boyut teknoloji değildir. Çalışma hayatı şartları da önemlidir. Yine kendi geliştirdiğimiz çalışma hayatı ölçeğinde kuşakların iş yaşamına bakış açısını araştırdık. Kuşaklar burada da farklılaşıyorlar. Bununla birlikte aile, yetiştiği çevre, yetiştiği coğrafya da önemlidir. Örneğin bir araştırmada herhangi bir kurumda öğrenci olan iki Y kuşağı bireyinden birisi çok tutucu, birisi ise çok modern olabiliyor. O yüzden pek çok değişken kuşakları etkileyebiliyor ve bu yüzden kuşakları keskin çizgiyle ayırmak yanlıştır. Kuşaklar için anlattığımız özellikler genel çerçeve çizmek için önemli oluyor. Ancak bireysel olarak bütün kuşaklar kendine özgü değer ve davranışları söz konusudur. Diğer bir araştırmamızda da farklılıkları kabul ölçeği uyguladık. Farklı dini ve etnik yapıları çevresinde görmek istiyor mu? Farklı dış görünüşleri çevresinde görmek istiyor mu? Çevresindeki farklı görüşleri kabul ediyor mu? Bu üç farklılık ölçekleri çerçevesinde araştırma yaptık. Burada kuşaklar aslında birbirine benzemiyor ve kuşaklar arası geçişkenlik yok. Araştırmada Z kuşağı en genç kuşak olmasına rağmen en tutucu kuşak oldu. Sonuç olarak çevresinde farklı dini ve etnik yapıları görmek istemiyor çıktı. Halbuki Z kuşağı dijital teknoloji ile doğdu ve modernliğe daha yakınlar ancak araştırma sonuçları tam tersini gösteriyor. Baby boomer kuşağına yakınlıkları dikkat çekti. Geçişkenlik aynı yöne doğru gitmiyor, sanki bir sarmal oldu. Geleneksel bir kuşak vardı sonra modernleşti ve tekrar geleneksel yapıya büründü. Aslında bunu şöyle yorumlayabiliriz; Y kuşağı çok fazla kendini ortaya atan kuşak oldu. Toplumsal olaylarda da ön plana çıktılar. Doğal olarak pek çok toplumsal olayda kuşakları etkiliyor. Y kuşağı böyle olunca sanki aileler z kuşağı çocuklarını daha korumacı ve daha sahiplenici bir tavır geliştirmiş olabilirler. Z kuşağının da daha muhafazakar ve tutucu olmalarının nedeni de onları yetiştiren ve daha çok sahiplenmeye çalışan ailelerden kaynaklanıyor olabilir.

4-) Z kuşağı teknolojinin içine doğmuş oldu. Bununla birlikte her şeye ulaşabileceklerine inanıyorlar. Sosyal medyada ise fazla vakit geçirmeyi bağımlılık olarak kabul etmiyorlar. Siz bunun bir bağımlılık mı yoksa teknolojinin getirmiş olduğu bir yaşam standardı mı olduğunu söylersiniz?

Aslında tam yaşam standardı demek zor çünkü sosyal medya bağımlılığı psikolojik bir sorun olarak tanımlanıyor. 2019 da üniversiteli gençlerle yaptığımız bir araştırmada, gençlerin sosyal medya bağımlılığına eğilimi yüksek bulundu. Özellikle Y ve Z kuşağının çok fazla sosyal medya kullandığı, sadece zaman geçirmek anlamında değil, zihinsel olarak çok fazla düşünmek, duygusal olarak orada mutlu olmak, sosyal medya kullanımı yüzünden çatışma yaşamak, ödev ve projelerini aksatır hale gelmek, uyku düzenini bozmak tüm bunlar yaşam standartlarını etkiliyor. Bu sebeplerden dolayı sosyal medya bağımlılığı olarak tanımlanıyor. Sosyal medya böyle büyük sorunlara yol açıyorken bizim bunu yaşam standardı olarak tanımlamamız doğru olmaz. Aslında bunlar önlem almak dedirten sonuçlar olarak göze çarpıyor.

5-) Geleneksel eğitim Z kuşağına pek uygun gözükmüyor. Sizce bunun için ne yapılabilir?

Tabi ki eğitim sistemlerinin güncellenmesi zaten gerekiyor. Çünkü artık sosyal medya ile iç içe olan bir genç kuşak var. Bu gençler sosyal medya da çok fazla vakit geçiriyorlar. Bu konu ile ilgili şöyle bir araştırmam oldu; derslerin bir kısmını twitter üzerinden yürütürsek, zaman ve mekandan bağımsız olarak sosyal medya üzerinden öğrencilerle iletişim kurarsanız, öğrencilerin motivasyon ve başarısının arttığı ortaya çıkacaktır. Bir dönem ben dersimin iletişimini twitter’dan yürüttüm. Ders dışında, akşamları öğrencilerle ders hakkında iletişim kurarsak, projelerini twitter’dan yollamalarını istersek, öğretmene bir şeyler sormasını twitter’dan sağlarsak, sınava yakın tarihte twitter’dan ipucu verirsek öğrencilerin başarısının artacağını söyleyebilirim ki arttı. Araştırma da %90’ın üzerindeki öğrencinin başarısının arttığını bulduk. Sosyal medyanın farklı kişilik özelliklerini gizlemek gibi etkin bir özelliği var. Özgüveninin yüksek olmasını sağlıyor. Öğrencilerin psikolojilerini, iletişim kurma alışkanlıklarını etkiliyor. Dolayısıyla bireylerin çevrimiçi karakterleriyle ve çevrimiçi iletişim kurma alışkanlıklarıyla günlük hayatta yapamadıklarını yapmalarını sağlıyor. Sosyal medyanın da böyle bir gücü var. Sosyal medyayı eğitime adapte ederek gayet olumlu etkilerini araştırmalarla da doğrulamış olduk.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s